28 Eylül 2017 Perşembe

SONBAHARDA BESLENME
Sıcak bir yaz mevsimini henüz geride bıraktık. Fiziksel aktivitenin azalıp, gündüz süresinin kısaldığı  sonbaharda kalori alımınızı yeniden düzenlemek ve kışa hazırlayıcı bir diyet uygulamak son derece önemlidir.

Sonbaharda bağışıklık sisteminin zayıflaması, halsizlik ve depresyonun getirdiği şekerli besinlere yönelim kaçınılmaz olarak başlar, bu da kişinin kilo artışı ile ilgili problemler yaşamasına neden olabilir. Bu süreci kişinin kendi açısından bir hazırlık dönemi olarak görmesi ve dengeli beslenme ile soğuk algınlığı, kilo artışı, depresyon ve yorgunluk gibi etkenlerle savaşı açısından verimli hale getirmesi mümkündür.

Enerji için Besinlerin Gücünden Faydalanın
Bu dönemde gün ışığının alımının azalması ve aktivite seviyesinin düşmesi ile birlikte; bireyler kendilerine mutluluk verecek şekerli ve unlu mamullere yönelebilirler. Bu da vücutta artan insülin düzeylerinin de etkisiyle, bölgesel kilo alımıyla sonuçlanır. Bu süreci tersine çevirmek için bir diyet listesi oluşturmak, düzenli ara öğün ve ana öğün yapmak, tam tahıllı, posa değeri yüksek, kaliteli karbonhidrat diyet yemek öğünleriyle diyetinizi tasarımlamak, kan şekerini dengeli bir seviyede seyretmesini sağlayıp kilo almanızı engeller. 

Antioksidanların Önemi
Vücudun hücre koruma sisteminde önemli bir yere sahip olan antioksidanları doğru miktarlarda tüketmek istiyorsak mutlaka yeterli ve dengeli beslenmeliyiz. Bu dönemde antioksidan etkiye sahip A, C ve E vitaminleri açısından zengin besinleri tüketmeliyiz. 
Enfeksiyona karşı koruyucu olarak bilinen A vitamini balık yağı, yumurta, havuç, brokoli ve sarı sebzelerde bulunmaktadır. Cilt bakımının vazgeçilmezi ve antioksidan etkisi güçlü olan E vitamini fındık, ceviz ve badem, kuru baklagiller, tahin ve sıvı yağlar da mevcuttur. 
Güçlü bir antioksidan olan C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir, toksinlerin atılmasını sağlar.
Maydanoz, ıspanak, yeşilbiber, portakal, mandalina, limon, karnabahar bol miktarda C vitamini içerir. Suda eriyen vitamin olduğu için vücutta deposu yoktur.
Bu yüzden örneğin günlük 1 kg portakal veya mandalina tüketmenize gerek yoktur. Günde 3 porsiyon portakal veya mandalina tüketmeniz yeterlidir.

Peki, Nasıl Yapacaksınız?
Elbette ki tüm bu süreçler, yoğun iş temposu ve sosyal hayat arasında takip etmesi zor ve karmaşık bir hal alabilir. Kalori hesaplamak, doğru ve temiz yetiştirilmiş sebze-meyve temini; bunların besin değerinin korunarak pişirilmesi, porsiyonlanması ve saklanması, sandığınızdan çok vaktinizi alabilir. Konusunda uzman bir diyet yemek servisi hizmeti almak son derece faydalı olacaktır. Diyet yemek servisinin sağlayacağı ücretsiz diyetisyen hizmeti gibi ek imkânlardan da yararlanarak, süreci hızlıca kendi lehinize çevirebilirsiniz. Diyetisyeninizin belirleyeceği kalori aralığı, sıvı tüketimi ve aktivite düzeyi ile kişiselleştirilmiş diyet menüleriniz istediğiniz saatte ve istediğiniz yerde olacaktır. Unutmayın, profesyonel destek herkes için sayısız faydalar yaratır.
Diyetisyen danışma : 0212 2823300




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder